Gıda Mühendisinden: Market Yoğurtları Gerçekten Katkı Maddesi İçeriyor mu?

Market yoğurtlarının katkı maddesi içerdiği iddiası doğru mu? Bir gıda mühendisi olarak, yoğurt üretim sürecini detaylarıyla açıklıyor ve ev yoğurdu ile karşılaştırıyorum.

Gıda Mühendisinden: Market Yoğurtları Gerçekten Katkı Maddesi İçeriyor mu?

Yoğurt, insanlığın yüzlerce yıldır tükettiği, besleyici ve probiyotik açıdan zengin bir gıdadir. Ancak son yıllarda market yoğurtları hakkında yaygın bir yanlış bilgi dolaşımda: "Market yoğurdunun içinde katkı maddesi var, ev yoğurduna göre sağlıksız." Gıda mühendisi olarak bu konudaki yanlış inançları gidermek ve gerçekleri bilimsel temeller üzerinden açıklamak istiyorum.

Market Yoğurtlarında Katkı Maddesi Var mı?

Market yoğurdunun içinde katkı maddesi bulunduğuna dair inanç, yanlış bilgi ve yanıltıcı yorumlardan kaynaklanmaktadır. Aslında, mevzuata uygun olarak üretim yapan yoğurt firmaları, yoğurdun içeriğine koruyucu veya kimyasal katkı maddesi ekleyemez. Üretim esnasında yalnızca süt ve yoğurt mayası kullanılır.

Türkiye’deki Gıda Kodeksi Yoğurt Tebliği 'ne göre, yoğurdun içine koruyucu veya renklendirici gibi katkı maddeleri eklenmesi kesinlikle yasaktır. Ancak meyveli veya aromalı yoğurtlar, içeriğine eklenen meyve püreleri veya tatlandırıcılar nedeniyle farklı bileşenler barındırabilir.

Beyaz yoğurt için temel bileşenler süt, ve mayadır. Ardından ise belirli probiyotik bakteriler eklenir. Bunlar genellikle Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus bulgaricus bakterileridir. Özetle, paketli yoğurtlar doğru ve hijyenik koşullarda üretildiğinde, içeriğinde herhangi bir kimyasal katkı maddesi bulunmaz.

Market Yoğurtu Nasıl Üretilir?

Market yoğurdunun üretim aşamaları, hijyen ve besin değerini koruma noktasında oldukça hassastır. Ana üretim aşamaları şu şekildedir:

1. Sütün Seçimi ve Kalite Kontrol

Market yoğurdunun temel hammaddesi süttür. Çiftliklerden toplanan süt, analizlerden geçirilerek mikrobiyolojik ve fiziksel açıdan değerlendirilir. İçeriğinde zararlı bakteri veya antibiyotik kalıntıları bulunmadığı teyit edildikten sonra işlemeye alınır.

2. Pastörizasyon

Pastörizasyon, sütün belirli bir sıcaklıkta (örneğin 85-90°C’de 10-15 saniye veya 72-75°C’de 15-20 saniye) ısıtılarak zararlı mikroorganizmalardan arındırılması işlemidir. Bu adım, yoğurdun güvenli ve uzun ömürlü olmasını sağlar.

3. Homojenizasyon

Sütteki yağ molekülleri genellikle büyük damlacıklar halindedir. Homojenizasyon işlemi ile bu yağ damlacıkları parçalanarak daha düzenli dağılım sağlanır. Bu sayede yoğurdun kremamsı ve pürüzsüz bir yapı kazanması mümkün olur.

4. Mayalama

Süt belirli bir sıcaklığa (ortalama 43-45°C) düşürüldükten sonra yoğurdun fermentasyonu için laktik asit bakterileri eklenir. Bu bakteriler süt şekerini (laktoz) laktik asit haline dönüştürerek yoğurdun ekşimsi tadını ve koyu kıvamını oluşturur.

5. Olgunlaşma ve Paketleme

Mayalanan süt, belirli bir sıcaklıkta belirli bir süre bekletilerek yoğurdun tam olarak tutması sağlanır. Daha sonra soğutularak raf ömrünü uzatmak için paketlenir.

Ev Yoğurdu ve Market Yoğurdunun Karşılaştırılması

Bir gıda mühendisi olarak hem ev yoğurdunun hem de market yoğurdunun besleyici değerlere sahip olduğunu söyleyebilirim. Ancak aralarında bazı farklar bulunmaktadır:

  • Besin Değeri: Market yoğurdunun protein ve kalsiyum değerleri genellikle standarttır. Ev yoğurdunda bu oran değişkenlik gösterebilir.

  • Probiyotikler: Ev yoğurdu, özellikle geleneksel yoğurt mayaları kullanıldığında daha fazla probiyotik içerebilir. Ancak market yoğurdunun da belirli probiyotik bakterilerle zenginleştirildiğini belirtmek gerekir.

  • Raf Ömrü: Ev yoğurdu, koruyucu içermediği için kısa sürede tüketilmelidir. Market yoğurdu ise pastörizasyon ve ambalajlama sayesinde daha uzun raf ömrüne sahiptir.

Sonuç olarak market yoğurdunun içinde katkı maddesi olduğuna dair söylemler gerçeği yansıtmamaktadır. Ev yoğurdunun sağlıklı olduğu gibi, uygun koşullarda üretilmiş market yoğurdunun da sağlıklı ve güvenli bir besin olduğu unutulmamalıdır. Tercih tamamen kişisel damak zevkine ve beslenme alışkanlıklarına bağlıdır. Önemli olan, tüketilen yoğurdun güvenilir kaynaklardan sağlandığından emin olmaktır.